up on - Turco Inglés Diccionario

up on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "up on" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
up on adj. haberdar
up on adj. güncel durumu bilen
up on adj. son gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi
up on adj. yenilikleri takip eden

Significados de "up on" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
easing up on foreign investment n. yabancı ülkelerdeki yatırımlarda kolaylık
gang up on v. toplanıp karşı saldırmaya hazırlanmak
take someone up on her offer v. birinin teklifini kabul etmek
set someone up on a throne v. birini bir tahta geçirmek
catch up on v. (arada olup biteni) öğrenmek
stock up on v. oldukça çok miktarda satın almak
gang up on v. karşı cephe oluşturmak (birine)
be hung up on v. tutturmak
catch up on v. ihmal edilmiş bir işi yapmak
bone up on v. çok çalışmak
take someone up on his offer v. birinin teklifini kabul etmek
set up on open market v. pazar kurmak
sneak up on v. gizlice yaklaşmak
turn thumbs up on v. kabul etmek
tighten up on v. kanunu daha etkili bir hale getirmek
catch up on v. yetişmek
bone up on v. ineklemek
fix up on v. anlaşmak
check up on v. göz atmak
catch up on v. yakalamak
hang up on someone v. telefonu suratına kapatmak
put on make up v. makyaj yapmak
check up on v. kontrol etmek
get up on the wrong side of the bed v. ters tarafından kalkmak
fix up on v. kararlaştırmak
tighten up on v. sertleştirmek
brush up on v. bilgiyi tazelemek
catch up on v. ertelenmiş bir işi yapmak
bone up on a subject v. kısa zamanda bir konuyu çalışıp öğrenmek
double up on v. paylaşmak
double up on v. bölüşmek
step up on v. çıkmak
wake up on the wrong side of bed v. ters tarafından kalkmak
hang up on someone v. telefonu yüzüne kapatmak
check up on v. gözden geçirmek
catch up on v. biriken işleri yapmak
catch up on v. tamamlamak
take up on v. birinin önerisini kabul etmek
get caught up on v. bitirilmemiş işleri tamamlamak
set something up on fire v. ateşe vermek
set something up on fire v. yangın çıkarmak
catch up on v. arayı kapatmak
catch up on v. zaman açığını gidermek
check up on v. soruşturmak
check up on v. araştırmak
creep up on v. -e hissettirmeden yaklaşmak
put on make-up v. makyaj yapmak
put on make-up v. boyanmak
gen up on v. hakkındaki her şeyi öğrenmek
gang up on v. çeteleşmek
gen up on v. anlamak
gen up on v. kavramak
gang up on v. örgüt kurmak
gen up on v. hakkındaki her şeyi bilmek
gang up on v. örgütlenmek
gang up on v. teşkilatlanmak
check up on v. doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak
be up on v. haberdar olmak
come up short on money v. parası çıkışmamak
come up short on money v. parası yetmemek
read up on v. araştırma yapmak
be stacked up on top of each other v. üst üste olmak
log many nautical miles up on its last voyage v. (gemi) son yolculuğunda çok mesafe/deniz mili katetmek
ask someone on the bus to give (up) their seat for v. otobüste yer istemek
end up on a desert island v. ıssız adaya düşmek
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefonu açmak
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefona cevap vermek
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefona bakmak
give up seat to elderly on bus v. otobüste yaşlılara yer vermek
come up on the screen v. (telefon vb) ekranda çıkmak
one up on adj. bir adım önde
contingent (up)on adj. yerine göre
dependant (up)on adj. yerine göre
dependent (up)on adj. yerine göre
well up on the list adv. listenin başlarında
on the up grade adv. iyileşmekte
depending (up)on prep. yerine göre
bring that up again and we'll vote on it interj. konuyu tekrar aç ve oylayalım
Phrasals
clean up on v. hezimete uğratmak
clean up on v. kar sağlamak
clean up on v. bozguna uğratmak
clean up on v. para kazanmak
creep up on v. sezdirmeden sokulmak
creep up on v. farkına varmadan gelmek
creep up on v. sürünerek yaklaşmak
creep up on v. farkına varmadan yaklaşmak
creep up on v. çaktırmadan yanaşmak
creep up on v. hissettirmeden yakınlaşmak
creep up on v. sessizce yaklaşmak
hang up on someone v. telefonu yüze kapamak
hang up on someone v. telefonu yüzüne kapamak
line up on something v. bir şeyin üzerinde sıraya girmek/sıra yapmak
throw up on someone v. birinin üstüne kusmak
throw up on someone v. birinin üzerine kusmak
push up on v. yukarı doğru kaldırmak
read up on something v. (kütüphanede/okuyarak) bir şey hakkında bilgi toplamak
slack up on something v. serbest bırakmak/gevşetmek
steal up on someone v. birine sessizce/sinsice yaklaşmak
stock up on something v. bir şeyi stoklamak
slip up on v. (bir şeyi gözden kaçırarak/dalgınlıkla) hata/yanlış yapmak
slip up on v. sessizce/gizlice/sinsice yanaşmak
study up on someone or something v. hakkında bilgi toplamak
tank up on something v. çok/tıka basa içmek
step up on v. bir şeyin üstüne çıkmak
gang up on v. birine karşı birleşmek
give up on v. vazgeçmek
give up on v. yüzüstü bırakmak
read up on v. kitaplardan bilgi edinmek
read up on v. okuyup inceleyerek öğrenmek
pick up on v. anlamak
pick up on v. idrak etmek
pick up on v. takdir etmek
pick up on v. benimsemek
pick up on v. farkına varmak
pick up on v. kullanmaya başlamak
pull (one) up on (something) v. (birini bir şeyden) mesul tutmak
pull (one) up on (something) v. (birini bir şeyden) sorumlu tutmak
whip up on v. yenmek
whip up on v. geride bırakmak
whip up on v. üstün gelmek
load up on (something) v. kendini (bir şeyle) doyurmak
load up on (something) v. tıka basa (bir şey) yemek/içmek
load up on (something) v. doyana kadar (bir şey) yemek/içmek
load up on (something) v. bol miktarda (bir şey) yemek/içmek
rub up on v. '-in üzerinden geçmek
stay up on (something v. (bir şeyi) yakından takip etmek
push up on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yukarı doğru kaldırmak
rub up on v. ile ilgili hafızasını tazelemek/canlandırmak
push up on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yükseltmek
stay up on (something v. (bir şeyden) haberdar olmak
rub up on v. ile ilgili bilgisini tazelemek
rub up on v. '-e sürtünmek
stay up on (something v. (bir şey) hakkındaki son gelişmelerle ilgili bilgi sahibi olmak
push up on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yukarı doğru itmek
rub up on v. -i tekrar hatırlamak
rub up on v. '-e tekrar ısınmak
rub up on v. '-e sürünüp/sürtünüp durmak
rub up on v. -e sürünmek
beat up on someone v. birini yumruklamak
beat up on someone v. birini hırpalamak
beat up on someone v. birine vurmak
beat up on someone v. birini dövmek
beat up on someone v. birine girişmek
beat up on someone v. birini pataklamak
bone up (on something) v. (bir şeye) çalışarak hazırlanmak
bone up (on something) v. (bir şeyi) iyice öğrenmek
bone up (on something) v. (bir şeye) çalışmak
bring up on v. ile büyütmek/beslemek
bring up on v. bir alışkanlıkla yetiştirmek
brush up (on something) v. (bilgisini) yenilemek